Esempi di utilizzo: ion

A positive ion, or a negative ion.
Pozitif ya da negatif iyonuz.
We were in an ion storm.
Bir iyon fırtınasındaydık.
And ion propulsion, at that.
- Ve bir iyon jeti var.
Meteorology reports ion storm upcoming, captain.
Meteoroloji raporu, iyon fırtınası geliyor.
Produce all data relevant to the recent ion storm.
Son iyon fırtınası ile ilgili tüm bilgileri çıkar.
The Enterprise ion trail leads to this point.
Atılgan'ın iyon izi tam bu noktayı gösteriyor.
I am also detecting an ion trail intersecting the phenomenon.
Olguyla kesişen bir iyon izi de tespit ediyorum.
An ion storm.
Bir iyon fırtınası.
Tak lan onobi Ion.
Tak lan onobi Ion.
Ion damper, now.
Ion damper, hemen.
Ion, the mayor made an announcement.
Ion, muhtar açıklama yaptı.
-Who was Mr. Ion Susai?
Bay Ion Susai kim?
Ion, put out that cigarette.
Ion, söndür şunu.
- Ion lercau.
- Ion lercau.
Firing an ion cannon at the future Mother of Mars?
Mars'ın Annesi'ne iyon topu mu atıyorsunuz?
More ion turbulence.
Daha fazla iyon türbülansı.