Exemples d'utilisation: lakes

I have the same shirt from the other lakes but I needed this one.
Başka göllü aynı t-shirt'ten vardı ama bunu da istiyordum.
They can stay with Corporal Dolan's family in Salt Lake till Barker's gone.
Barker gidene dek Salt Lake'de Onbaşı Dolan'ın ailesiyle kalabilirler.
Lake Malawi.
Malavi Gölü.
Your lake-in-the-rain thing.
Şu göllü yağmurlu şey.
No one in need who has ever approached you the generous citizens of Lake Forest, Illinois has ever been refused.
Bugüne kadar siz Lake Forest Illinois'in cömert halkına yaklaşan hiçbir yardıma muhtaç geri çevrilmemiştir.
In other words, you helped Damian Lake's attorneys select a jury that would return a favorable verdict for their client.
Diğer bir deyişle, Damian Lake'in avukatlarının müvekkilinin lehinde karar verecek jüri üyelerini seçmesine yardım ettiniz.
Pearl Lake or something.
Pearl Gölünde falan.
The lake had an undertow?
Gölde anafor mu olmuştu?
Like that mountain lake.
Tıpkı o dağ gölü gibi.
This is the land of 10,000 lakes.
Burası "10.000 göllü memleket".
Given the escalating death toll, starting immediately, we are putting Pretty Lake under full quarantine.
Artan ölü sayısını bilerek acilen başlamak üzere Pretty Lake'i tam karantinaya alıyoruz.
Frog Lake.
Kurbağa Gölü.
Uh, Lake Michigan.
Michigan Gölü.
Ducks on the lake!
Gölde ördekler yüzüyor!
Mono Lake in California.
California'daki Mono Gölü.
- Close down the lake.
- Gölü kapatın.