Exemples d'utilisation: dna

Um, doesn't Adam count as Leonard Nimoy's DNA?
Adam da Leonard Nimoy'un DNA'si sayilmiyor mu?
There's a certain junk DNA which all humans share... but has no apparent function.
Bütün insanların paylaştığı ama kolay anlaşılır işlevi olmayan bazı DNA parçaları var.
That means that we have DNA proof you were in Ashley Ander's apartment on her bed.
Bu, senin Ashley Anders'ın dairesinde, ...yatağın üzerinde olduğuna dair DNA kanıtımızın olduğu anlamına geliyor.
We can generate a compatible graft using your DNA, but it'll take a few minutes.
DNA'nızı kullanarak uyumlu nakil yapabiliriz ama bu birkaç dakikanızı alır.
I'm pretty sure the DNA results we're running right now are gonna confirm it.
Ve şu anda çıkan DNA sonuçlarının bunu doğrulayacağına da adım gibi eminim.
More than a decade later, if we can get DNA from any part of our modern mummy, it will tell us where to look at ancient mummmies.
Bundan on yıl kadar sonra, eğer modern mumyamızın herhangi bir parçasından DNA almayı başarabilirsek, bu bize eski mumyalarda nereye bakmamız gerektiğini söyleyecek.
Enough DNA on the bed of his truck for us to be confident he's the Muralist.
Kamyonetinin arkasında, kendisinin Ressam olduğuna emin olmamıza yetecek kadar kanıt mevcuttu.
Finlay gave me DNA from the original investigation of the Simms murders.
Finlay bana orijinal Simms cinayetleri davasında toplanan DNA örneklerini verdi.
DNA of Cervantes' flesh in Ricky Simmons' mouth.
Cervantes in DNA sı Ricky Simmons' ın ağzının içindeki etle aynı.
There was other DNA on the murder weapon besides Martha Johnson's and Kyle's.
Cinayet silahının üstünde Martha Johnson'ın ve Kyle'ın dışında başka bir DNA varmış.
Were you responsible for analysing DNA samples in connection with Crown vs Foyle last year?
Foyle'un geçen seneki davasında da DNA örneklerini siz mi analiz etmiştiniz?
Have your csu guys check these for DNA, see what they find.
Görevliler şunları alıp DNA incelemesi yapsın, bakalım neler bulacağız.
The low strength of the DNA signal tells me that we are talking about four or five cells in all.
Düşük kuvvetteki DNA sinyalleri hepsinin dört veya beş hücreye yakın olduğunu söylüyor.
Find yourself a porcupine, blast some pig DNA into it, microwave till juicy.
Bir tane kirpi alınır, domuz DNA'sıyla kavrulur, suyu çıkana kadar pişirilir.
It was an admixture of her DNA and that same male profile.
Kendisinin ve aynı erkek profilinin DNA karışımıydı.
And if his DNA matches the DNA from the airport bomb, we got our guy.
DNA' havaalanı bombacısının DNA'sına uyuyorsa, adamımızı yakalamış olacaktık.