Ejemplos de uso: lakes

I have the same shirt from the other lakes but I needed this one.
Başka göllü aynı t-shirt'ten vardı ama bunu da istiyordum.
I can go to Lake Tordello.
Lake Tordello'ya gidebilirim.
Lake Malawi.
Malavi Gölü.
Your lake-in-the-rain thing.
Şu göllü yağmurlu şey.
At midnight, he reverted from Krampus into a 42-year-old photographer from salt lake city...
Gece yarısında Krampus'tan, Salt Lake City'de yaşayan 42 yaşındaki bir fotoğrafçıya dönüştü.
Given the escalating death toll, starting immediately, we are putting Pretty Lake under full quarantine.
Artan ölü sayısını bilerek acilen başlamak üzere Pretty Lake'i tam karantinaya alıyoruz.
No one in need who has ever approached you the generous citizens of Lake Forest, Illinois has ever been refused.
Bugüne kadar siz Lake Forest Illinois'in cömert halkına yaklaşan hiçbir yardıma muhtaç geri çevrilmemiştir.
In other words, you helped Damian Lake's attorneys select a jury that would return a favorable verdict for their client.
Diğer bir deyişle, Damian Lake'in avukatlarının müvekkilinin lehinde karar verecek jüri üyelerini seçmesine yardım ettiniz.
Lake Silencio, Utah.
- Silencio Gölü, Utah'da.
This is the land of 10,000 lakes.
Burası "10.000 göllü memleket".
They can stay with Corporal Dolan's family in Salt Lake till Barker's gone.
Barker gidene dek Salt Lake'de Onbaşı Dolan'ın ailesiyle kalabilirler.
Lake Bogoria.
Bogoria Gölü.
Bottom of Lake Michigan.
Michigan Gölü'nün dibindeymiş.
Suppose Lake Michigan overflows.
Ya Michigan Gölü taşarsa?
"Long lake."
"Uzun göl."
-Catfish Lake.
-Catfish gölüne