Usage examples: i took

You will. lt may take a little time to take hold.
Hissedeceksin, biraz zaman alabilir.
I had to take it.
-Stajı kabul etmek zorundaydım.
The law will take its course.
Obviously Venice is afraid that we will take Cyprus too.
Venedik, Kıbrıs'ı alacağımızdan da korkuyor, belli.
Didn't take.
How much work did that take?
Ne kadar iş zamanı gerektirdi?
When did Madame Crale take the conium from the bottle?
Bayan Crale zehri şişeden ne zaman almıştır?
Point taken.
Stark can take me there and bring Mama back.
Stark beni götürüp annemi alır.
I insist you take your work calls.
Israr ediyorum aramanı yap.
You can take your hand out.
You take Ben to Radiology and you stay with him.
Ben'i radyolojiye götür ve yanında kal.
We must not be take it for granted.
Oy kullanmamazlık edemeyiz.
- You take notes, darling.
Aklından çıkarma güzelim.
Jonas, take Davis and Jacob back to the sub.
Jonas, Davis ve Jacob'ı denizaltıya götür.
Shrimpy, Chicken Little, take a look.
Shrimpy, Chicken Little, kontrol edin.