Verwendungsbeispiele: super

Super Gavin.
Süper Gavin.
Super weird.
Aşırı garip.
It's not super great for my ego that I'm losing out to fly-eating amphibians, but it's temporary.
Suda yaşayabilen ve sinekle beslenen canlılara onu kaptırmam egom için çok iyi değil ama, bu sadece geçici bir süre.
You did just a super job.
Mükemmel bir iş çıkardın.
My friend's pig did get really sick, and she died, which was super sad, of course, but what really upset me was watching my pig, Lulu, grieve.
Arkadaşımın domuzu hastalandı ve öldü, tabiki çok üzüldü, ama beni üzen benim domuzum Lulu'yu izlemekti
She told me that she thought that you were super cool.
Bana, senin mükemmel ötesi olduğunu düşündüğünü söyledi.
This kid Jones is super fast, and he's killing Billy with just his left hand.
Bu Jones denen çocuk çok hızlı ve Billy'i sadece sol eliyle öldürüyor.
I'm a fantastic super villain.
Mükemmel bir kötü adam oldum.
You peel it off, and you got that super straight line there.
Sonra onu çekip çıkarırsınız artık orada mükemmel bir çizginiz olmuştur.
Well, it took some talking to convince your super I was a relative.
Şey, gözetmenini yakının olduğuna ikna etmek için biraz dil dökmem gerekti.
Super eagle!
Süper Kartal!
Okay, you're officially super late now...
Aşırı geç kalmış durumdasın yalnız.
Super blocks!
Süper Bloklar!
I am in the middle of something super dramatic here.
Aşırı dramatik bir şeyin ortasındayım şu an.
Super, super.
Süper, süper.
Oh, super friendly.
Aşırı arkadaşça hem de.