Usage examples: colonel

Thank you, Colonel Doctor.
Teşekkürler, Doktor Albay.
And you thought Colonel Mustard in the study with a candlestick was a badass.
Sen de Miralay Mustard'ın elinde şamdanla çalışmasını bir şey sanırdın.
Colonel Slade?
Yarbay Slade.
Colonel Strayer is...
Albay Strayer...
- Say nothing, Colonel.
- Hiçbir şey söylemeyin Miralay.
Colonel Sheppard?
Yarbay Sheppard?
Colonel Carter.
Yarbay Carter.
Colonel Samuels.
Yarbay Samuels.
Lieutenant colonel?
Yarbay demek.
Colonel Ahmed, sir.
Albay Ahmet, efendim.
Her father was a colonel, killed in that business at Waziristan.
Babası ise Veziristan'daki şu işte öldürülen bir miralaydı.
Thanks, Colonel.
Sağolun yarbay.
- Your show, colonel.
- Senin oyunun, albay.
Give that to Colonel Sink.
Şunu Albay Sink'e ver.
I'm Colonel Cool.
Ben Albay Harika.
-Gracias, Colonel.
-Gracias, Albay.